Çok Azı Işığa Gülümsüyordu

"Ölüm ötesi deneyimim sırasında dünyayı yukarıdan görüyordum. Bedenlerini terk eden ve yeryüzünden uzaklaşan başka birçok ruhları görebiliyordum. Bununla birlikte, birçoğu yukarıda onları kolları açık bekleyen ışığı ve sevgiyi göremiyor gibiydi. Başlarının üstünde görüşlerini engelleyen bulutlar vardı, güneşi engelleyen bulutlar, ışık orada duruyor ama onlar yok sanıyor. Bu bulutların kendi düşünce ve hissetme kalıpları olduklarını anladım, öfkeli, nefretli, acılı vb. Taşıdıkları karanlık duygu ne kadar yoğunsa kafalarının üstündeki bulutları da o kadar büyük ve koyuydu. Hatta daha olumsuz olanları yukarı dahi bakmıyordu yüzleri aşağı bakıyordu. Duygularını, öfkelerini deneyimleyebiliyordum. Sevgiye bakmalarını, sevgiyi görmelerini ve ışığa gelmelerini tüm kalbimle istedim ama onlara sesimi duyuramıyordum.

Bu insanlar yeryüzünden geliyor ama ışığa gitmek yerine aşağıya doğru gidiyor gibiydi, zihinleri hayatlarında yaşadıkları negatif deneyimleri bir plak gibi tekrar ediyordu. Bu nedenle aşağıda boşluk / karanlık / ıstırap içeren ya da bir delik benzeri bir yere gittiklerini hissettim. Cehennem gibi bir yerlere gittiklerini biliyordum, ama hatırlamama izin verilmedi ya da hafızamdan çıkarıldı. Yukarıdaki aşk ve ışık onların bunu deneyimlemesini kesinlikle istemiyordu ve onların yanına gelmesi için elinden geleni yapıyordu. Ama bu sevgiyi kabul edemediler, göremediler veya istemediler. Ayrı bir şeytan ya da onları cezalandırıcı bir tanrı değil, bu deneyimi kendi olumsuz düşünceleriyle yarattıkları açıktı. Belki öldükten sonra yaşadıkları film şeridi/yaşam incelemeleri onları, kendilerini cezalandırmak zorunda kaldıkları çok pişmanlıklarla doluydu. Belki de yaşam incelemesinde herhangi bir pişmanlık duymuyorlardı ve sadece başkalarının onlara yaptıklarına öfkeleniyorlardı vb.

Bu esnada dünyada hala hayatta olan insanlara dikkatimi yönelttim. Onların da enerjilerindeki ışığı ya da karanlık dönen düşüncelerin enerjisini görebiliyordum. Yine çok, çok az kişi olumlu görünüyordu. Her bir kıtada birkaç kişi, maddi form içindeyken etraflarında karanlık hiçbir düşünce / enerji olmadan ışığı canlıyken görebiliyor ve yukarıya doğru ağız dolusu gülümsüyordu, belki de tüm dünyada on - yirmi kişi. İnsanlığın geri kalanında ise ışık ve karanlık karışımı bir enerji vardı, ama çoğu aşağı bakıyordu ve kafalarının üstünde karanlık bulutlar vardı. O an, bunun yeryüzünde gerçekten önemli bir zaman olduğunu anladım. Bir uçurumun ucunda yürüyoruz ya yıkım ya da daha iyi bir yaşam seçimi arasında gidip geliyoruz. İlahi aşk / ışık bize bir şey yapmayacak, bizi cezalandırmayacak, bütün kötülüklerin hepsini biz kendi kendimize yapıyoruz ve hepsini kendimiz yaratıyoruz. Karanlık ile ışık, sevgi ile nefret, yardım ile bencillik arasında seçim bize ait. Geleceğe dair iki ayrı senaryo gösterildi bir tanesi beni çok üzdü ama hafızamdan çıkarıldığı için tam hatırlayamıyorum."

P. U.